TCMB: Konutkredileri tüketimi yüzde 6,9 destekledi

Merkez Bankası’nın yayımladığı “Ekonomi Notları” raporuna göre, sabit faizli konut kredilerinden sağlanan nakit akışı 2024’te özel tüketimi yüzde 6,9 oranında artırdı. Raporda, yüksek enflasyon dönemlerinde kredi taksitlerinin reel yükünün azalmasının hanehalkı harcamalarını desteklediği vurgulandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yayımladığı “Ekonomi Notları” raporunda hanehalkının konut kredileri üzerinden elde ettiği nakit akışının tüketim harcamaları üzerindeki etkisini mercek altına aldı. Raporda, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde bu etkinin daha da güçlenerek 2024 yılında özel tüketimi yüzde 6,9 oranında desteklediği ortaya kondu.

Konut Kredilerinde Reel Ödeme Yükü Zamanla Azalıyor

TCMB uzmanlarının analizine göre sabit faizli konut kredisi kullanan hanehalklarının kredi taksitleri, enflasyonun hızlanmasıyla reel olarak hafifliyor. Bu durum, ailelerin gelirinden tüketime daha fazla pay ayırmasına imkân veriyor. Raporda, kredi ödemelerinin gelire oranının zaman içinde azalmasının hanehalkı bütçesinde ek harcama alanı yarattığı vurgulandı. Bu mekanizmanın, özellikle ücretlerin hızla arttığı dönemlerde daha belirgin hale geldiği belirtildi.

2024’te Özel Tüketime 6,9 Puan Katkı

Merkez Bankası çalışmasında, nakit akışı kanalının 2022’den itibaren güçlenmeye başladığı tespit edildi. 2024 yılı itibarıyla konut kredilerinin özel tüketim üzerindeki katkısı yüzde 6,9 olarak hesaplandı. Bu katkının en çok yüksek taksitli kredi çeken ve gelirinde hızlı artış yaşayan hanehalklarında gözlemlendiği ifade edildi. Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu ise, nakit akışı kanalının sıkı para politikası dönemlerinde bile tüketimin daha canlı kalmasına yardımcı olduğuna ilişkin tespit oldu. Yani konut kredilerinden kaynaklanan ek harcama kapasitesi, para politikasının ima ettiği ölçüde bir yavaşlamanın önüne geçti.

Politika Yapıcılar İçin Önemli Veri

TCMB’nin bu analizi, hem enflasyonla mücadele hem de iç talep yönetimi açısından politika yapıcılar için kritik bir veri niteliği taşıyor. Çalışmada, özellikle konut kredilerinin hanehalkı davranışları üzerindeki etkisinin dikkate alınarak para ve maliye politikalarının koordineli yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

İLGİLİ HABERLER