Takipteki kredi, Avrupa Merkez Bankası’nın finans sözlüğünde ödeme planı bozulan ve borçlunun anapara ya da faiz taksitlerini 90 günden uzun süre ödemediği kredi olarak tanımlanıyor. Bu tür krediler, İngilizcede non-performing loans ya da NPL olarak anılıyor ve bankacılıkta “kötü kredi” olarak da biliniyor.
Takipteki kredi nasıl tanımlanır?
ECB’ye göre bir banka kredisi, kararlaştırılan taksitler veya faiz 90 gün boyunca ödenmediğinde takipteki hale geliyor. Tanım, tek başına gecikmeyi değil, ödeme düzeninin belirli bir süreyle kesintiye uğramasını esas alıyor. Bu nedenle takipteki kredi, bankanın kredi portföyünde geri ödeme sorunu yaşanan alacakları ifade ediyor.
Kaynakta bu kredilerin yalnızca bir muhasebe sınıflaması olmadığı, bankanın kredi işleyişini doğrudan etkileyen bir unsur olduğu vurgulanıyor. Performans gösteren krediler bankaya faiz geliri sağlar ve yeni kredi vermesi için kaynak oluşturur.
Bankalar açısından neden sorun oluşturur?
Ödemesi 90 günü aşan krediler arttığında banka, bu alacağın geri dönmeyebileceği varsayımıyla daha fazla sermaye ayırmak zorunda kalır. Bu durum, yeni kredi verme kapasitesini azaltır. ECB’nin açıklamasına göre banka uzun vadede başarılı olmak istiyorsa, kötü kredi düzeyini mümkün olduğunca düşük tutmak zorundadır.
Takipteki krediler bilanço üzerinde de baskı yaratır. Banka, kârlılığını kredi faaliyetinden yeterince besleyemezse zarar görebilir. Ayrıca ileride kredinin tamamının silinmesi gerekebileceği ihtimaline karşı da bir güvenlik tamponu ayırması gerekir.
Para politikasıyla ilişkisi nedir?
ECB, euro alanında ekonominin büyük ölçüde bankaların kredi sağlamasına dayanmasını para politikasında dikkate alıyor. Bankaların ECB’den borçlanırken ödedikleri faiz oranlarını değiştirerek özel sektördeki kredi maliyetini etkilemeye çalışıyor. Böylece enflasyonun orta vadede yüzde 2’nin altında ama ona yakın seviyelerde kalması hedefleniyor.
Ancak bankalar takipteki kredilerle fazla yük altındaysa, kredi verme kapasiteleri daralıyor. ECB’ye göre bu durum, faizlerin özel sektördeki kredi koşullarını etkileme mekanizmasını da daha az etkili hale getirebiliyor.
Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.
Temsili illüstrasyon
Kaynak: Avrupa Merkez Bankası (ECB).