Kuyumculardan nakit parayla altın alımı açıklaması

Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan “nakit parayla altın satışı yasaklandı” ve “bandrolsüz altınlara el konulacak” iddiaları, kuyumculuk sektörünü ve vatandaşları tedirgin etti. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti

Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan “nakit parayla altın satışı yasaklandı” ve “bandrolsüz altınlara el konulacak” iddiaları, kuyumculuk sektörünü ve vatandaşları tedirgin etti. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, uygulamanın yeni olmadığını ve tüm sektörler için geçerli mevzuata dayandığını vurguladı.

Sosyal Medyadaki İddialara Açıklık

Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası’nda yapılan bilgilendirmede konuşan Sönmez, nakit parayla altın alımının tamamen yasaklandığı yönündeki söylemlerin asılsız olduğunu söyledi. 30 bin liranın altındaki alışverişlerde nakit ödemenin hâlen mümkün olduğunu ifade eden Sönmez, bu sınırın üzerindeki işlemlerde banka veya finans kuruluşları aracılığıyla ödeme yapılmasının uzun süredir yürürlükte olan bir düzenleme olduğunu hatırlattı.

KMTS Neyi Amaçlıyor?

Konuya ilişkin bir diğer tartışma başlığı olan Kıymetli Maden Takip Sistemi’ne (KMTS) de değinen Sönmez, sistemin vatandaşın altınına el koymak amacıyla oluşturulmadığını vurguladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kıymetli Maden Takip Sistemi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele, vergi güvenliğinin sağlanması ve sahte ürünlerin önlenmesi hedefiyle uygulanıyor.

Hangi Altınlar Kapsamda?

KMTS kapsamında, 1 gram ve üzerindeki işlenmemiş altınlar ile standart kıymetli madenler takip ediliyor. Bu ürünlerde seri numaraları güvenlikli etiketlerle ambalaj üzerine lazerle işleniyor. 10 gramın üzerindeki ürünlerde ise seri numarası hem ürünün kendisine hem de ambalajına uygulanıyor. Buna karşılık bilezik, yüzük, kolye gibi işlenmiş altınlar ile 22 ve 18 ayar ürünler sistemin dışında tutuluyor.

Nakit Ödeme Sınırı Devam Ediyor

Vergi mevzuatı çerçevesinde, 30 bin liraya kadar olan alışverişlerde nakit ödeme yapılabiliyor. Güncel altın fiyatları dikkate alındığında, vatandaşların yaklaşık 5 grama kadar olan kıymetli maden alımlarını nakit olarak gerçekleştirebildiği, bu tutarın üzerindeki işlemlerde ise banka kanalıyla ödeme zorunluluğunun devreye girdiği belirtiliyor.

“Bu Yeni Bir Uygulama Değil”

Sönmez, söz konusu düzenlemenin sadece kuyumculuk sektörüne özgü olmadığını, tüm sektörlerde benzer limitlerin bulunduğunu dile getirdi. “Altın artık nakitle alınamayacak” şeklindeki söylemlerin piyasada gereksiz bir panik yarattığını belirten Sönmez, bu tür açıklamaların spekülatif amaç taşıdığını ifade etti.

Bandrol ve El Koyma İddiaları Asılsız

Vatandaşların “yastık altı” altınlarına el konulacağı yönündeki iddialara da tepki gösteren Sönmez, KMTS’nin yalnızca rafineri ürünlerini kapsadığını, bireysel tasarruflarda bulunan bilezik, küpe veya ziynet eşyalarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını vurguladı. Sistemin temel amacının tüketiciyi korumak ve dolandırıcılığı önlemek olduğunu söyledi.

Sektörden Tepki: “Açıklamaktan Yorulduk”

Asılsız haberlerin hem esnafı hem de vatandaşı zor durumda bıraktığını belirten Sönmez, yetkisi olmadığı hâlde konu hakkında açıklama yapan sosyal medya içerik üreticilerine sert eleştiriler yöneltti. Kuyumculuk sektörünün güven esasına dayalı çalıştığını ifade eden Sönmez, yanlış bilgilerin sektöre zarar verdiğini dile getirdi.

Yetki Belgesi Harçları Gündemde

Toplantıda sektörü ilgilendiren bir diğer konu ise “Kuyum Ticareti Yetki Belgesi” harçları oldu. Sönmez, kayıt altına alınmanın önemli olduğunu ancak harçların yüksekliğinin esnaf üzerinde yük oluşturduğunu belirterek, bu bedellerin daha makul seviyelere çekilmesi gerektiğini söyledi. Kuyumculara göre mevcut düzenlemeler, yeni bir yasak getirmekten ziyade uzun süredir uygulanan finansal kuralların devamı niteliğinde. Sektör temsilcileri, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin hem piyasa istikrarı hem de tüketici güveni açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor.

İLGİLİ HABERLER