Enerji piyasalarında büyük tehdit uyarısı

Fatih Birol, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz nedeniyle günlük 13 milyon varillik petrol arzının devre dışı kaldığını açıklayarak, bunun küresel enflasyonu artırabilecek, büyümeyi baskılayabilecek ve özellikle Avrupa’da jet yakıtı krizine yol açabilecek ciddi bir enerji güvenliği riski oluşturduğunu vurguladı

Küresel enerji piyasalarında tansiyon yükselirken, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’dan dikkat çeken uyarılar geldi. İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz nedeniyle enerji arzında ciddi kayıplar yaşandığını belirten Birol, mevcut durumun küresel ölçekte “en büyük enerji güvenliği tehdidi” haline geldiğini ifade etti.

Günlük 13 milyon varil arz kaybı

Birol’un değerlendirmelerine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalar nedeniyle günlük yaklaşık 13 milyon varillik petrol arzı devre dışı kaldı. Oysa kriz öncesinde bu stratejik geçiş noktasından günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınıyordu. Bölgede İran ve ABD kaynaklı uygulamaların etkisiyle oluşan “çifte abluka”, küresel enerji tedarik zincirinde ciddi aksamalara yol açtı.

Enflasyon ve büyüme baskı altında

IEA, enerji arzındaki daralmanın küresel ekonomi üzerinde çok boyutlu etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu tetikleyebileceği, üretim maliyetlerini artırarak büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre enerji maliyetlerindeki artış, özellikle sanayi üretimi ve ulaşım sektörlerinde zincirleme etkiler yaratabilir.

Avrupa’da jet yakıtı krizi

Krizin en somut etkilerinden biri Avrupa’da görülüyor. Birol, Avrupa’nın jet yakıtı ihtiyacının yaklaşık yüzde 75’ini Orta Doğu rafinerilerinden karşıladığını belirterek, bu akışın neredeyse durma noktasına geldiğini ifade etti. Alternatif olarak ABD ve Nijerya gibi ülkelerden tedarik arayışına giren Avrupa’nın, yeterli arz sağlanamaması halinde ciddi bir yakıt sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Bu durumun hava trafiğinde kısıtlamalara kadar uzanabilecek sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

Enerji dönüşümü hızlanabilir

Mevcut kriz, küresel enerji dönüşümünü de hızlandırabilir. Birol, nükleer enerji, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklara yönelimin artacağını öngörüyor. Aynı şekilde elektrikli araçlara olan talebin de bu süreçte güçlenmesi bekleniyor. Bununla birlikte bazı bölgelerde, özellikle Asya’da, arz açığını kapatmak amacıyla kömür kullanımında geçici artış yaşanabileceği ifade ediliyor.

Acil stoklar devreye alındı

Krizin etkilerini sınırlamak amacıyla IEA üyesi 32 ülke, mart ayında acil petrol stoklarının devreye alınması konusunda anlaşmaya vardı. Bu kapsamda yaklaşık 400 milyon varil petrolün piyasaya sunulması planlanıyor. Ancak Birol, bu adımın geçici bir çözüm olduğunu vurgulayarak, kalıcı çözümün Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılması olduğunu belirtti.

Küresel risk artıyor

Enerji arzındaki daralma, yalnızca petrol piyasalarını değil, küresel ticaret ve lojistik ağlarını da doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre mevcut tablo, önümüzdeki dönemde enerji güvenliği politikalarının yeniden şekillenmesine yol açabilir.

İLGİLİ HABERLER