Dr. Nuri Sevgen’den BIST, fon ve tahvil uyarıları

Dr. Nuri Sevgen, SPK’nın fon rehberi takvimi, nitelikli yatırımcı eşiği, BIST 100 seviyesi, marj kısıtlamaları ve özel sektör tahvillerindeki riskleri değerlendirdi.

Dr. Nuri Sevgen, Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayımlanan Anadolu Yatırım ile Piyasalarda Açılışa Doğru programında sermaye piyasası düzenlemeleri, Borsa İstanbul’un değerleme oranları ve finansal piyasalardaki son gelişmeleri değerlendirdi. Sevgen, konuşmasında nitelikli yatırımcı eşiğinden marj kısıtlamalarına, BIST 100’deki teknik seviyelerden özel sektör tahvillerindeki risk başlıklarına kadar geniş bir çerçeve çizdi.

Fon rehberi ve nitelikli yatırımcı eşiği

Sevgen, Sermaye Piyasası Kurulu’nun fon rehberine uyum takvimini 31 Ocak 2027’ye uzatmasını ve nitelikli yatırımcı olma şartını 10 milyon liradan 50 milyon liraya çıkarmasını değerlendirdi. Bu seviyenin mevcut kurla yaklaşık 1 milyon dolara karşılık geldiğini söyledi. Dünya genelinde benzer eşiğin 250 bin ile 500 bin dolar arasında seyrettiğini belirten Sevgen, limit artışını olumlu bulduğunu ancak kararın geç alındığını ifade etti.

Sevgen ayrıca işlem hacmi eşiğinin 5 milyon liradan 25 milyon liraya çıkarılmasının piyasa disiplini açısından önemli olduğunu vurguladı. Değerlendirmesinde, düzenlemelerin yalnızca katılım şartlarını değil, piyasanın işleyiş biçimini de etkilediğine işaret etti.

Marj kısıtlamaları ve BIST 100’de teknik görünüm

Dr. Sevgen, 2020’de pandemi döneminde Borsa İstanbul’da fiyat marjlarının yüzde 20’den yüzde 10’a indirilmesini de hatırlattı. Marj daraltmasının manipülasyon riskini artırdığını savunan Sevgen, akademik çalışmalar ve istatistiklere dayandığını belirterek, yüzde 20 marj döneminde yüzde 10’un üzerindeki aşırı hareketlerin yıl genelinde yüzde 3 civarında kaldığını, yüzde 10 marjla bu oranın yüzde 28’e çıktığını söyledi.

BIST 100 tarafında ise 11.000 puan seviyesinin geçmişte olduğu gibi kritik bir tutunma noktası olarak öne çıktığını belirtti. Sevgen’e göre endeksin genelinde Piyasa Değeri/Defter Değeri oranı 1 seviyesine ve altına inerken, Fiyat/Kazanç oranları da 22,6 seviyelerinden 11’e geriledi.

Sevgen, çarpanların ucuzlamasının tek başına alım sinyali vermediğini, alınan bir hissenin uzun süre yatay kalmasının faiz karşısında alternatif maliyet yaratabileceğini söyledi. Bu nedenle yatırımcıların sadece düşük çarpana değil, fiyat davranışına da dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Yabancı payı, fon tasfiyeleri ve tahvil riski

Sevgen, geçmişte yüzde 65 seviyelerinde olan yabancı yatırımcı oranının yüzde 20-30 bandına gerilemesiyle piyasa yükünün daha çok yerli ve kredili yatırımcılara geçtiğini söyledi. Son dönemde gündeme gelen 131 fon ve portföy yönetim şirketlerindeki tasfiye süreçlerinin BIST 30 ve BIST 50 hisseleri üzerindeki talebi baskıladığını ifade etti. Tasfiye süreçleri tamamlandıkça ana hisselere talebin kademeli biçimde geri dönebileceğini dile getirdi.

Tahvil piyasasında gösterge tahvil faizlerinin yüzde 35 seviyelerinden yüzde 36’nın üzerine çıktığını hatırlatan Sevgen, özel sektör tahvillerinde bazı şirketlerin itfa ve ödeme süreçlerinde sorunlar yaşandığını aktardı. Portföy yönetim şirketlerinin küçülmesiyle bu tarafta sıkışma oluştuğunu söyleyen Sevgen, sürecin kontrolsüz bırakılması halinde bankacılık sektöründe donuk aktif riski doğabileceği uyarısında bulundu.

Sevgen, ons altında 3.900-4.000 dolar bandının, gümüşte ise 52-53 dolar seviyelerinin izlenmesi gerektiğini belirtti. Altında 3.900 doların altı için 3.650-3.700 dolar desteğini, gümüşte ise 46-50 dolar bandını olası teknik alanlar olarak anlattı. ABD seçimleri ve piyasadan likidite çekecek adımlar nedeniyle değerli metallerde yukarı yönlü ivmenin sınırlı kalabileceğini söyledi.

Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.

Temsili illüstrasyon

Kaynak: Ekonomim.

İLGİLİ HABERLER