Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı haftalık para ve banka istatistikleri, bankacılık sektöründe kârlılık artışının sürdüğünü ortaya koydu. İlk çeyrek verilerine göre sektörün net kârı yıllık bazda güçlü bir artış kaydederken, mevduat tarafında ise sınırlı bir gerileme dikkat çekti.
Net kâr 288 milyar lirayı aştı
Ocak-Mart dönemini kapsayan ilk çeyrekte bankacılık sektörünün net kârı, geçen yılın aynı dönemine göre %33,1 artışla 288,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu güçlü artış, sektörün gelir üretme kapasitesinin korunduğunu ve kârlılık performansının devam ettiğini gösteriyor. 24 Nisan ile biten haftada bankacılık sektörünün toplam mevduatı, %1 oranında azalarak 30 trilyon 613,5 milyar liradan 30 trilyon 299,4 milyar liraya geriledi.
Aynı dönemde:
- Türk lirası mevduat %0,9 düşüşle 16,13 trilyon TL
- Yabancı para mevduat %1 azalışla 10,46 trilyon TL olarak kaydedildi.
Döviz mevduatında gerileme
Bankalardaki toplam yabancı para mevduatı 272,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun 233,7 milyar doları yurt içi yerleşiklerin hesaplarında toplandı. Parite etkisinden arındırılmış verilere göre, yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatında 557 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri, haftalık bazda %1,4 artarak 6 trilyon 215 milyar TL’ye yükseldi. Bu kredilerin dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
- Konut kredileri: 761,8 milyar TL
- Taşıt kredileri: 44,8 milyar TL
- İhtiyaç kredileri: 2,37 trilyon TL
- Bireysel kredi kartları: 3,03 trilyon TL
Veriler, bireysel kredi kullanımında artış eğiliminin sürdüğünü gösteriyor.
Kredi hacmi büyümeye devam etti
Bankacılık sektörünün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil toplam kredi hacmi, aynı dönemde 95,4 milyar TL artarak 24 trilyon 608 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu artış, kredi genişlemesinin sürdüğüne ve finansal sistemde ekonomik aktiviteyi destekleyen bir görünümün devam ettiğine işaret ediyor.
Açıklanan veriler, bankacılık sektörünün güçlü kârlılık performansını koruduğunu ortaya koyarken, mevduat tarafında sınırlı dalgalanmaların yaşandığını gösteriyor. Kredi büyümesinin devam etmesi ise ekonomik faaliyet açısından destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.