Bakan Bolat: Cari açık küresel risklere rağmen son 3 yılda istikrarlı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel jeopolitik gerilimler ve ticarette artan korumacılık eğilimlerine rağmen Türkiye’nin cari işlemler açığının son üç yılda makul seviyelerde ve dengeli bir görünüm sergilediğini açıkladı. Bolat, hizmet ihracatındaki güçlü artışın dış dengedeki istikrara önemli katkı sağladığını belirtti

Küresel ekonomide artan jeopolitik gerilimler, savaşlar ve ticarette korumacı politikaların yaygınlaşmasına rağmen Türkiye’nin cari işlemler dengesi istikrarlı görünümünü koruyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, son üç yılda cari işlemler açığının makul seviyelerde kaldığını ve ekonomik dengelerin güçlü hizmet gelirleriyle desteklendiğini açıkladı.

Ocak ayında cari açık 6,8 milyar dolar oldu

Bakan Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan ocak ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirerek cari işlemler hesabına ilişkin güncel tabloyu paylaştı. Buna göre ocak ayında cari işlemler açığı 6,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere bakıldığında ise cari açık 32,9 milyar dolar seviyesinde hesaplandı. Buna karşın enerji ve altın hariç tutulduğunda cari işlemler hesabının 33,9 milyar dolar fazla verdiği görüldü. Bu tablo, dış ticarette enerji ve altın kalemlerinin cari denge üzerinde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.

Hizmet ihracatında rekor seviyeler

Verilere göre Türkiye’nin hizmet ihracatı güçlü seyrini sürdürmeye devam ediyor. Hizmet gelirleri ocak ayı itibarıyla yıllıklandırılmış bazda yüzde 5 artarak 123,5 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Turizm ve taşımacılık gelirleri hizmet ihracatında en önemli kalemler arasında yer aldı. Bu kapsamda seyahat gelirleri 42,8 milyar dolar, taşımacılık gelirleri ise 60,2 milyar dolar olarak kaydedildi. Aynı dönemde Türkiye’nin toplam mal ve hizmet ihracatı da artış gösterdi. Yıllıklandırılmış verilere göre mal ve hizmet ihracatı toplamı yüzde 4 artarak 396 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Cari açık milli gelire göre düşük seviyede

Bakan Bolat’ın değerlendirmelerine göre cari işlemler açığının ekonomiye oranı da tarihsel ortalamaların altında kaldı. 2025 yılı itibarıyla cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,9 olarak gerçekleşti. Bu oran, Türkiye’nin geçmiş dönem ortalamalarına kıyasla daha dengeli bir cari işlemler görünümüne sahip olduğunu gösteriyor. Ekonomi yönetimi, ihracatın artırılması ve hizmet gelirlerinin güçlendirilmesi sayesinde dış dengede daha sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyor.

Küresel savaş ve enerji fiyatları risk oluşturuyor

Öte yandan küresel gelişmeler cari denge açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle Orta Doğu’da yaşanan gerilimler ve enerji piyasalarında oluşan dalgalanmalar, cari işlemler açığı üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar arasında yer alıyor. Bakan Bolat, ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmaların enerji fiyatları ve dış ticaret kanalları üzerinden Türkiye ekonomisini etkileyebileceğine dikkat çekti. Bu gelişmelerin cari açık üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturabileceğini belirten Bolat, söz konusu etkilerin sınırlanması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Veri yöntemindeki değişiklik cari açığı revize etti

Cari işlemler verilerinde yapılan metodoloji değişikliği de son açıklanan rakamlarda etkili oldu. Merkez Bankası, ödemeler dengesi istatistiklerinde veri kalitesini artırmak amacıyla borçlanma senetlerine ilişkin faiz giderlerinin hesaplanmasında yeni bir yöntem kullanmaya başladı. Bu yeni yöntem kapsamında portföy yatırımlarına ilişkin faiz giderleri yeniden hesaplandı ve geçmiş dönem verilerinde güncelleme yapıldı. Yapılan revizyon sonucunda Eylül 2020’den itibaren portföy yatırımları gider kalemi toplamda 8,9 milyar dolar yukarı yönlü güncellendi. 2025 yılı için ise bu kalemde 4,8 milyar dolarlık ek revizyon gerçekleştirildi. Bu değişiklikler sonucunda 2025 yılı cari işlemler açığı daha önce açıklanan 25,2 milyar dolardan 30,1 milyar dolara yükseltildi.

Ekonomide dış denge yakından izleniyor

Cari işlemler dengesi, Türkiye ekonomisinin dış finansman ihtiyacını gösteren en önemli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle ihracat performansı, turizm gelirleri ve enerji fiyatları gibi unsurlar cari açık üzerinde doğrudan etkili oluyor. Ekonomi yönetimi, ihracatın çeşitlendirilmesi, hizmet gelirlerinin artırılması ve enerji maliyetlerinin dengelenmesi yoluyla cari açığın sürdürülebilir seviyelerde tutulmasını hedefliyor. Uzmanlar ise küresel jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki hareketlerin cari denge üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor.

İLGİLİ HABERLER