AB’nin yeni STA hamleleri Türkiye için riskleri artırıyor

Avrupa Birliği’nin MERCOSUR ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması ve Hindistan başta olmak üzere yeni pazarlarla STA müzakerelerini hızlandırması, Türkiye’nin dış ticaretinde riskleri artırıyor. İş dünyası temsilcileri, mevcut Gümrük Birliği yapısının Türkiye aleyhine çalıştığını vurgulayarak modernizasyonun aciliyetine dikkat çekiyor

Avrupa Birliği’nin serbest ticaret anlaşmaları (STA) alanında son dönemde hızlanan hamleleri, Türkiye’nin dış ticaret dengesi açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. AB’nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile imzaladığı kapsamlı serbest ticaret anlaşması ve Hindistan başta olmak üzere Asya’daki önemli ekonomilerle yürüttüğü müzakereler, Türkiye’nin uzun süredir güncellenemeyen Gümrük Birliği ilişkisini yeniden tartışmaya açtı. İş dünyası temsilcileri, mevcut yapının Türkiye aleyhine çalıştığı uyarısında bulunuyor.

AB–MERCOSUR Anlaşması Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?

17 Ocak’ta imzalanan AB–MERCOSUR Serbest Ticaret Anlaşması, yürürlüğe girmesi halinde dünyanın en büyük ticaret anlaşmalarından biri olacak. Anlaşma, AB ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay arasında gümrük vergilerinin büyük ölçüde kaldırılmasını ve ticaretin önündeki engellerin azaltılmasını hedefliyor. Avrupa Parlamentosu ile MERCOSUR ülkelerinin ulusal parlamentolarından onay alması gereken anlaşmanın hayata geçmesi durumunda, AB’nin bu bölgeyle ticaret hacminin kısa sürede 150 milyar euroyu aşması bekleniyor. Ancak Türkiye, AB ile Gümrük Birliği içinde olmasına rağmen bu tür STA’lara otomatik olarak taraf olamıyor. Bu durum, MERCOSUR ülkelerinin Türkiye pazarına avantajlı erişim sağlamasına karşın, Türk firmalarının söz konusu ülkelere aynı koşullarda giriş yapamaması sonucunu doğuruyor.

“AB, STA’ları Sonlandırmak İçin Hızlandı”

Gelişmeleri değerlendiren TÜSİAD Almanya Temsilcisi Alper Üçok, küresel jeoekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde AB’nin ticaret politikasını hızla yeniden şekillendirdiğini belirtti. Üçok’a göre AB, yalnızca MERCOSUR ile değil; Hindistan, Tayland, Malezya, Avustralya, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle de serbest ticaret müzakerelerini hızlandırmış durumda. Bu adımların, AB’nin küresel ticarette güvenilir bir ortak olma iddiasını güçlendirdiğini vurgulayan Üçok, serbest ticareti savunan bu yaklaşımın AB’nin uluslararası rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıdığını ifade etti.

Gümrük Birliği Güncellenmezse Ticaret Zarar Görebilir

Üçok, AB’nin Türkiye ile Gümrük Birliği’ni modernize etmeden yeni STA’lara yönelmesinin Türkiye açısından doğrudan olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Bu etkilerin ilk aşamada ticaret tarafında hissedileceğini belirten Üçok, AB’nin Vietnam ile 2020’de imzaladığı STA sonrasında ticaret hacminin yüzde 35 artmasını örnek gösterdi. Türkiye’nin AB ile ticaretinin ise son yıllarda sınırlı bir artış sergilediğini vurgulayan Üçok, bunun temel nedenlerinden birinin Gümrük Birliği’nin kapsamının dar ve güncel ihtiyaçları karşılamaktan uzak olması olduğunu dile getirdi.

Yatırımlar da Risk Altında

Serbest ticaret anlaşmalarının yalnızca mal ticaretini değil, yatırımları da kapsadığını hatırlatan Üçok, bu tür anlaşmaların hizmetler sektörü, kamu alımları ve yatırım koruması gibi alanlarda geniş haklar sunduğunu söyledi. Bu durumun, AB kaynaklı yatırımların Türkiye yerine STA imzalanan ülkelere yönelmesine yol açabileceğini belirtti. Vietnam örneğinde AB’den ülkeye 35 milyar dolarlık doğrudan yatırım girişi yaşandığını hatırlatan Üçok, benzer bir sürecin MERCOSUR ve Hindistan için de söz konusu olabileceğini ifade etti. Hindistan ile olası bir STA’nın ise yalnızca ticari değil, jeoekonomik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

“AB, Türkiye’ye Net Bir Mesaj Veriyor”

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, AB’nin hızlanan STA stratejisinin Türkiye açısından net bir mesaj taşıdığını söyledi. AB’nin tedarik haritasını yeniden çizdiğini belirten Gültepe, Avrupa’nın artık tek bir ülkeye bağımlı kalmak istemediğini vurguladı. Gültepe’ye göre AB, MERCOSUR ile tarım ve hammaddeyi, Hindistan ile ise düşük maliyetli sanayi üretimini güvence altına almaya çalışıyor. Bu durumun Türkiye’ye “önemlisin ama vazgeçilmez değilsin” mesajı verdiğini belirten Gültepe, rekabetçi fiyatlar ve katma değerli üretimin artık kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

“STA’lar Ticaret Açığını Artırabilir”

İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ise AB’nin yeni STA’larının Türkiye ile AB arasındaki ticaret dengesizliğini derinleştirdiğini belirtti. Zeytinoğlu, Türkiye’nin yaklaşık 24 STA’sına karşılık AB’nin 80’e yakın ülke ve bölgeyle ticaret ve ortaklık anlaşması bulunduğuna dikkat çekti. Bu yapı nedeniyle AB ile STA imzalayan ülkelerin Gümrük Birliği üzerinden Türkiye pazarına avantajlı giriş sağladığını belirten Zeytinoğlu, Türkiye’nin ise aynı ülkelerde benzer imtiyazlardan yararlanamadığını söyledi. Kanada, Vietnam ve Meksika gibi ülkelerle yapılan anlaşmalar sonrasında Türkiye’nin ticaret açığında artış gözlendiğini ifade etti.

Gümrük Birliği Modernizasyonu Aciliyet Kazanıyor

Uzmanlara göre gelinen noktada Türkiye’nin önündeki en kritik başlık, AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi. Hizmetler sektörü, dijital ticaret, kamu alımları ve tarım gibi alanları kapsayacak bir modernizasyonun, Türkiye’nin rekabet gücünü koruması açısından hayati önemde olduğu vurgulanıyor. İş dünyası temsilcileri, bu sürecin yalnızca ticaret politikalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini; hukuk güvenliği, yatırım ortamı ve yapısal reformların da eş zamanlı olarak ele alınmasının zorunlu olduğuna dikkat çekiyor.

İLGİLİ HABERLER