Yasal faiz sisteminde köklü değişiklik: Yeni hesaplama modeli geliyor

12. Yargı Paketi kapsamında hazırlanacak düzenlemeyle yasal faiz oranlarının reeskont oranının yüzde 80’i esas alınarak belirlenmesi planlanıyor. Amaç, yüksek enflasyon dönemlerinde alacakların değer kaybını önlemek ve ekonomik koşullara daha uyumlu bir faiz mekanizması oluşturmak

Türkiye’de uzun süredir tartışılan yasal faiz oranlarında köklü değişiklik yapılmasına yönelik hazırlıklar hız kazandı. AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında, yüksek enflasyon dönemlerinde alacaklıların yaşadığı değer kaybını azaltacak yeni bir faiz hesaplama sistemi oluşturulması planlanıyor. Düzenleme ile mevcut sistemin yerine ekonomik koşullara daha hızlı uyum sağlayabilecek yeni bir model getirilecek.

Hazırlanan çalışmanın temel amacı, alacakların uzun süren yargı süreçleri nedeniyle değer kaybetmesini önlemek ve alacaklı ile borçlu arasındaki dengeyi yeniden kurmak olarak gösteriliyor. Özellikle son yıllarda yüksek enflasyon nedeniyle yasal faiz oranlarının ekonomik gerçekliğin gerisinde kaldığı yönündeki eleştiriler, yeni düzenlemenin hazırlanmasında etkili oldu.

Anayasa Mahkemesi’nin kararı süreci hızlandırdı

Yasal faiz oranlarına ilişkin değişikliğin temelinde Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği iptal kararı bulunuyor. Mahkeme, mevcut sistemde uygulanan yasal faiz oranının yüksek enflasyon ortamında alacaklıların uğradığı ekonomik kayıpları telafi etmekte yetersiz kaldığı gerekçesiyle ilgili düzenlemeyi iptal etmişti.

Anayasa Mahkemesi, yeni bir yasal düzenleme yapılabilmesi için yasama organına 1 Eylül 2026 tarihine kadar süre tanımıştı. Bu doğrultuda hazırlanan yeni düzenlemenin 12. Yargı Paketi içerisinde Meclis gündemine taşınması bekleniyor.

Uzmanlar, mahkemenin kararının yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda mülkiyet hakkının korunması açısından da önemli bir adım niteliği taşıdığını belirtiyor.

Faiz oranı reeskont oranına bağlanacak

Yeni sistemin en dikkat çekici yönlerinden biri, yasal faiz oranının belirlenmesinde reeskont oranının esas alınacak olması. Hazırlanan taslağa göre uygulanacak faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanacak.

Böylece faiz oranlarının ekonomik gelişmelere ve piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlaması amaçlanıyor. Mevcut sistemde uzun süre sabit kalan faiz oranlarının, yüksek enflasyon dönemlerinde alacakların reel değerini koruyamadığı yönünde eleştiriler bulunuyordu.

Yeni model sayesinde faiz hesaplamalarının daha dinamik hale gelmesi ve paranın zaman içerisindeki değer kaybının daha etkin şekilde telafi edilmesi hedefleniyor.

Cumhurbaşkanına geniş yetki verilmesi planlanıyor

Taslak düzenlemede Cumhurbaşkanına da faiz oranları konusunda önemli yetkiler verilmesi öngörülüyor. Buna göre Cumhurbaşkanı, belirlenen oranı azaltabilecek, artırabilecek veya aylık olarak yeniden belirleyebilecek.

Ekonomi ve hukuk çevreleri, bu yetkinin ekonomik koşullara hızlı müdahale açısından avantaj sağlayabileceğini belirtirken, uygulamanın nasıl şekilleneceğinin düzenlemenin yasalaşmasının ardından netleşeceğini ifade ediyor.

Özellikle ekonomik dalgalanmaların yoğun olduğu dönemlerde faiz oranlarının güncel koşullara göre yeniden belirlenebilmesi, sistemin esnekliğini artırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Yargı süreçlerinde hızlanma hedefleniyor

Yargı Paketi yalnızca faiz düzenlemesiyle sınırlı kalmayacak. Pakette yer alan diğer düzenlemelerle hukuk sisteminde yaşanan bazı sorunların çözülmesi hedefleniyor.

Özellikle iş, ticaret, aile ve tazminat davalarında süreçlerin hızlandırılması planlanıyor. Buna göre iki duruşma arasındaki sürenin en fazla üç ay olması öngörülüyor.

Uzun süren yargılamaların hem vatandaşlar hem de iş dünyası açısından önemli maliyetler oluşturduğuna dikkat çeken uzmanlar, sürelerin kısalmasının hukuki güvenlik açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor.

Bilirkişi uygulamalarında yeni dönem

Pakette yer alan önemli başlıklardan biri de bilirkişilik sistemi olacak. Hazırlanan düzenlemeye göre hakimlerin kendi hukuki bilgi ve değerlendirmeleriyle karar verebileceği konularda bilirkişi raporu alınmasının önüne geçilecek.

Bu sayede hem yargı süreçlerinin hızlandırılması hem de vatandaşların karşı karşıya kaldığı ek maliyetlerin azaltılması hedefleniyor.

Hukukçular, gereksiz bilirkişi raporlarının birçok davada yargılamayı uzattığını ve karar süreçlerini geciktirdiğini belirterek düzenlemeyi olumlu karşılıyor.

Dijital yargı uygulamaları genişletilecek

Yeni paket kapsamında e-duruşma ve SEGBİS uygulamalarının kapsamının da genişletilmesi planlanıyor. Dijitalleşme adımlarıyla birlikte mahkemelerde zaman ve maliyet tasarrufu sağlanması amaçlanıyor.

Ayrıca son dönemde sıkça gündeme gelen IBAN kiralama yöntemiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık ve mağduriyetlerin önlenmesine yönelik yeni tedbirlerin de paket içerisinde yer alması bekleniyor.

Ortaklığın giderilmesi davaları ve açık artırma süreçlerinde yaşanan sorunların çözümüne yönelik düzenlemeler de yargı paketinin önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Ekonomik kayıpların azaltılması hedefleniyor

Uzmanlara göre yasal faiz oranlarında yapılacak değişiklik, özellikle uzun süren alacak davalarında taraflar arasındaki ekonomik dengenin korunması açısından kritik önem taşıyor. Mevcut sistemde yıllarca süren davalarda alacakların reel değerinin önemli ölçüde eriyebildiğine dikkat çekiliyor.

Yeni düzenleme ile hem alacaklıların hak kayıplarının azaltılması hem de ekonomik gerçekliğe daha uygun bir faiz sisteminin oluşturulması hedefleniyor. Meclis’e sunulması beklenen düzenlemenin önümüzdeki dönemde iş dünyası ve hukuk çevrelerinde en çok tartışılan başlıklardan biri olması bekleniyor.

İLGİLİ HABERLER