Türkiye’de tüketici eğilimlerine ilişkin en önemli göstergelerden biri olan tüketici güven endeksi, Mart 2026 döneminde sınırlı bir gerileme kaydetti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliğinde yürütülen tüketici eğilim anketine göre, Şubat ayında 85,7 olan endeks, Mart ayında yüzde 0,8 oranında azalarak 85,0 seviyesine düştü.
Endeksin 100 eşik değerinin altında kalmaya devam etmesi, tüketici güveninde kötümser algının sürdüğünü ortaya koyuyor. Ekonomik görünümdeki belirsizlikler ve beklentilerdeki zayıflama, tüketici davranışlarını doğrudan etkilemeye devam ediyor.

Alt Endekslerde Ayrışma Dikkat Çekti
Mart ayında alt kalemler incelendiğinde, tüketici algısında farklı yönlerde hareketler gözlendi. Mevcut dönemde hanenin maddi durumuna ilişkin değerlendirme endeksi 71,3’ten 72,8’e yükselerek yüzde 2,0 artış gösterdi. Bu durum, mevcut gelir ve harcama dengesine ilişkin sınırlı bir iyileşmeye işaret etti.
Buna karşın, geleceğe yönelik beklentilerde zayıflama öne çıktı. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi 86,8’den 85,6’ya gerileyerek yüzde 1,3 düşüş kaydetti. Daha belirgin gerileme ise genel ekonomik durum beklentisinde yaşandı. Bu kalemde endeks 81,4’ten 79,1’e düşerek yüzde 2,9 oranında azaldı.

Harcama Eğiliminde Temkinli Seyir
Dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcama eğilimi de sınırlı bir düşüş sergiledi. Şubat ayında 103,2 olan ilgili endeks, Mart ayında 102,7’ye gerileyerek yüzde 0,5 azaldı. Bu veri, tüketicilerin büyük ölçekli harcamalar konusunda daha temkinli hareket ettiğini gösteriyor.
100 Eşiğinin Altında Kalmaya Devam Ediyor
Tüketici güven endeksi 0 ile 200 arasında değer alırken, 100’ün üzerindeki değerler iyimser, 100’ün altındaki değerler ise kötümser algıyı temsil ediyor. Mart ayında açıklanan 85,0 seviyesi, tüketici güveninin halen negatif bölgede olduğunu ve toparlanmanın sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Ekonomistler, özellikle beklenti kalemlerinde yaşanan düşüşün önümüzdeki dönemde iç talep ve büyüme dinamikleri üzerinde belirleyici olabileceğine dikkat çekiyor. Bir sonraki veri setinin 22 Nisan 2026’da açıklanacak olması, piyasalarda kısa vadeli yön açısından kritik bir referans noktası olarak görülüyor.