Piyasalar Fed’in yılın ilk faiz kararına odaklandı

Küresel piyasalarda gözler, ABD Merkez Bankası’nın bu hafta gerçekleştireceği yılın ilk para politikası toplantısına çevrildi. Fed’in politika faizini mevcut seviyesinde sabit tutması beklenirken, ekonomik veriler ve bankanın vereceği mesajlar yılın geri kalanına ilişkin faiz beklentileri açısından yakından izleniyor

Küresel piyasalarda gözler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta gerçekleştireceği yılın ilk para politikası toplantısına çevrildi. 27–28 Ocak tarihlerinde toplanacak olan Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC), politika faizini mevcut seviyesinde sabit tutması yönündeki beklentiler ağırlık kazanıyor. Ancak karar süreci, ekonomik verilerin yanı sıra artan siyasi baskılar ve Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmaların gölgesinde şekilleniyor.

Faizde “Bekle-Gör” Senaryosu Öne Çıkıyor

Geçtiğimiz yıl eylül, ekim ve aralık aylarında toplam 75 baz puanlık faiz indirimi yapan FOMC’nin, 2026’nın ilk toplantısında politika faizini yüzde 3,5–3,75 aralığında sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor. Fed yetkilileri, para politikası kararlarının fiyat istikrarı ve maksimum istihdam hedefleri doğrultusunda alındığını vurgularken, mevcut verilerin erken bir faiz indirimi için yeterli sinyal üretmediği değerlendiriliyor.

Ekonomik Veriler Ne Söylüyor?

ABD ekonomisi büyüme cephesinde güçlü bir görünüm sergilemeye devam ediyor. Ülke ekonomisi geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4,4 büyüyerek beklentileri aşarken, bu performans 2023’ten bu yana kaydedilen en hızlı büyüme olarak öne çıktı. Buna karşın enflasyon, Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde kalmayı sürdürüyor. Aralık 2025’te Tüketici Fiyat Endeksi aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda ise yüzde 2,7 artış gösterdi. Fed’in yakından izlediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de yüzde 2,8 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, enflasyonda kalıcı bir düşüş için zamana ihtiyaç olduğu görüşünü destekliyor.

İstihdam Cephesinde Yavaşlama Sinyali

İstihdam tarafında ise daha temkinli bir tablo öne çıkıyor. Aralık ayında tarım dışı istihdam artışı 50 bin kişiyle beklentilerin altında kaldı. 2025 yılı genelinde istihdam artışı 584 bin olarak kaydedilirken, işsizlik oranı yüzde 4,4 seviyesine geriledi. Analistler, istihdamdaki ivme kaybının Fed’in ilerleyen aylardaki kararları açısından kritik bir gösterge olacağına dikkat çekiyor.

Siyasi Baskılar ve Fed’in Bağımsızlığı Tartışması

Faiz kararının alındığı ortam, siyasi gelişmeler nedeniyle de oldukça hassas. ABD Başkanı Donald Trump, faizlerin daha hızlı düşürülmesi gerektiği yönündeki açıklamalarını sürdürürken, Fed Başkanı Jerome Powell üzerindeki baskı artmış durumda. Powell, Fed binalarının yenilenmesine ilişkin bir soruşturma kapsamında kendisine yönelik cezai iddianame tehdidi bulunduğunu açıklamış, bu sürecin arkasında para politikası kararlarına yönelik siyasi rahatsızlıkların yattığını ima etmişti. Powell, tüm bu baskılara rağmen Fed’in görevini siyasi etkilerden bağımsız biçimde sürdürmeye kararlı olduğunu vurguluyor.

Yüksek Mahkeme Süreci ve Kurumsal Riskler

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’un görevden alınmasına ilişkin dava da bankanın bağımsızlığı tartışmalarını derinleştirdi. ABD Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada, bazı yargıçların “başkanın tek taraflı müdahalesinin Fed’i zayıflatacağı” yönündeki değerlendirmeleri dikkat çekti. Eski Fed başkanları Janet Yellen, Ben Bernanke ve Alan Greenspan gibi isimler de Fed’in kurumsal bağımsızlığının korunmasının küresel finansal istikrar açısından kritik olduğunu vurguladı.

“Mart İçin Erken, Haziran Daha Olası”

Piyasa beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ING Amerika Araştırma Bölgesel Başkanı Padhraic Garvey, erken bir faiz indirimi için henüz yeterli koşulların oluşmadığını ifade etti. Garvey’e göre, Fed’in haziran ve eylül toplantılarında faiz indirimine gitmesi daha olası senaryo olarak öne çıkıyor. Garvey, mart ayında bir faiz indirimi ihtimali için enflasyon ve istihdam cephesinde ilave zayıflama sinyallerinin görülmesi gerektiğini belirterek, para politikasının hâlen bir miktar kısıtlayıcı olduğunu, ancak yıl içinde iki faiz indiriminin masada kalmaya devam ettiğini söyledi.

Piyasalar Ne Bekliyor?

Genel beklenti, Fed’in bu hafta politika faizinde değişikliğe gitmeyerek veri odaklı duruşunu sürdürmesi yönünde. Ancak Fed’in vereceği mesajlar, özellikle yılın ikinci yarısına ilişkin faiz patikasına dair ipuçları açısından piyasalar tarafından yakından izlenecek. Karar metni ve Powell’ın açıklamaları, küresel varlık fiyatları üzerinde belirleyici olmaya aday.

İLGİLİ HABERLER