Kariyer.net raporu: Çalışanların %60’ı iş değiştirmeye hazır

Kariyer.net’in “2026 Beklentiler Araştırması”, çalışanların iş dünyasına bakışındaki değişimi ortaya koydu. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 60’ı önümüzdeki 6 ay içinde iş değiştirmeyi planlarken, maaş, yan haklar ve şeffaflık beklentileri belirleyici unsurlar olarak öne çıktı. İşverenlerin ise bu dönüşüme yeterince hazır olmadığı görülüyor

İş gücü piyasasında dengelerin hızla değiştiği bir döneme girilirken, çalışan beklentileri ile işveren stratejileri arasındaki fark daha görünür hale geliyor. Kariyer.net tarafından yayımlanan “2026 Beklentiler Araştırması”, çalışanların büyük bölümünün mevcut işlerinden memnun olmadığını ve kısa vadede yeni fırsatlara yönelmeye hazırlandığını ortaya koydu. 19–31 Aralık tarihleri arasında 1.866 çalışan ve 362 işveren temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, çalışanların yüzde 60’ı önümüzdeki 6 ay içinde iş değiştirmeyi planlıyor. Bu oran, 2026’ya girilirken iş gücü piyasasında hareketliliğin artarak süreceğine işaret ediyor.

Maaş ve Yan Haklar Belirleyici Unsur

Araştırma sonuçları, iş değiştirme eğiliminin temelinde ekonomik gerekçelerin yer aldığını gösteriyor. İş değişikliği planlayan çalışanların yüzde 51’i düşük maaş ve yetersiz yan hakları en önemli neden olarak gösterdi. Kariyer gelişimi ve terfi olanaklarının sınırlı olması ise ikinci sırada yer aldı. Katılımcıların büyük bölümü, yeni bir işte yüzde 25–35 aralığında ücret artışı beklediğini dile getirdi. Çalışanların yüzde 46’sı, beklentilerinin altında zam almaları halinde aktif olarak yeni iş fırsatlarını araştıracağını belirtirken, yüzde 17’si işten ayrılmasa bile motivasyon ve performans kaybı yaşayacağını ifade etti. Buna karşın her iki çalışandan biri, uzun vadede mevcut mesleğinde ya da uzmanlık alanında ilerlemeyi hedeflediğini belirtti.

İş İlanlarında Şeffaflık Talebi Güçleniyor

Araştırma, iş ilanlarına yönelik beklentilerin de netleştiğini ortaya koydu. Yeni bir pozisyonu değerlendirirken tatmin edici maaş, çalışanların yüzde 78’i için ilk sırada yer aldı. Bunu iş-yaşam dengesi ve iş güvencesi izledi. Çalışanların yüzde 82’si, iş ilanlarında maaş, yan haklar ve çalışma modeli bilgilerinin açıkça paylaşılmasını temel bir gereklilik olarak gördüğünü ifade etti. Her 10 çalışandan 7’si ise maaş aralığı belirtilen ilanları başvuru sürecinde önceliklendirdiğini belirtti.

Liderlikte Empati ve Güven Ön Planda

Araştırmada ideal lider profiline ilişkin sonuçlar da dikkat çekti. Çalışanların beklentilerinde güven veren ve adil liderlik ilk sırada yer aldı. Destekleyici ve geliştirici yaklaşım ile ilham veren, vizyon sahibi liderlik anlayışı bu beklentileri takip etti. Sonuçlar, geleneksel hiyerarşik yönetim anlayışının yerini empati, psikolojik güvenlik ve gelişim odaklı liderliğe bıraktığını gösteriyor.

Yapay Zekaya İlgi Var, Hazırlık Sınırlı

Araştırma, yapay zekanın iş dünyasındaki etkisinin giderek arttığını da ortaya koydu. Çalışanların yüzde 49’u yapay zeka dönüşümüne kısmen hazır olduğunu belirtirken, yüzde 29’u kendisini bu alanda çok hazır hissettiğini ifade etti. En güçlü beklenti ise şirketlerin yeni beceriler kazandıracak eğitim programlarını hayata geçirmesi yönünde oldu. İşe alım süreçlerinde yapay zeka kullanımını değerlendiren katılımcıların yüzde 34’ü, bu teknolojilerin süreci hızlandırdığını ve objektifliği artırdığını belirtti.

İşverenler Tarafında Uyum Açığı Dikkat Çekiyor

İşveren cephesinde ise hazırlık düzeyinin sınırlı olduğu görülüyor. Araştırmaya göre her 10 şirketten 7’si, 2026 yılında insan kaynakları stratejilerini çalışan bağlılığı ve elde tutma odağında şekillendirmeyi planlıyor. Buna karşın yeniden beceri kazandırma ve gelişim programlarını aktif ve sistematik biçimde uygulayan şirketlerin oranı yalnızca yüzde 6 seviyesinde kaldı. Şirketlerin yüzde 36’sı yapay zekaya hazır olmadığını, yüzde 33’ü ise kısmi uygulamalara sahip olduğunu ancak sürecin olgunlaşmadığını belirtti. Yapay zekanın karar alma süreçlerinde yüksek düzeyde kullanıldığı şirket oranı ise yüzde 3 ile sınırlı kaldı.

“Şeffaflık ve Gelişim Ayrıştırıcı Unsur”

Araştırmayı değerlendiren Fatih Uysal, çalışan beklentilerinde şeffaflık ve gelişimin belirleyici hale geldiğini vurguladı. Uysal, “Tatmin edici ücretin yanı sıra iş-yaşam dengesi ile güven, adalet ve empatiye dayalı liderlik anlayışı adayların öncelikleri arasında yer alıyor. Açık iletişim kuran ve gelişim fırsatlarını net biçimde sunan şirketler, hem işe alımda hem de çalışan bağlılığında ayrışıyor” ifadelerini kullandı. Araştırma sonuçları, 2026’ya girerken iş dünyasında dengenin çalışan lehine kaydığını ve şirketlerin bu yeni beklentilere uyum sağlama zorunluluğunun giderek arttığını ortaya koyuyor.

İLGİLİ HABERLER