Jeopolitik riskler alüminyum ve bakır fiyatlarını yukarı taşıdı

Hürmüz Boğazı’nda süren belirsizlik ve Körfez’de üretimin düşmesi, küresel metal piyasasında arz endişelerini artırarak alüminyum ve bakır fiyatlarını yeniden yükselişe geçirdi. Çin’den gelen güçlü talep ve ihracat kısıtlamalarıyla birleşen bu tablo, emtia piyasalarında risk primini artırırken fiyatların kısa vadede dalgalı ancak yüksek seviyelerde kalacağına işaret ediyor

Körfez bölgesinde tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlik, emtia piyasalarında fiyat dinamiklerini yeniden şekillendirdi. Özellikle sanayi metalleri tarafında arz-talep dengesi bozulurken, alüminyum ve bakır fiyatlarında yukarı yönlü baskı güç kazandı. Küresel ticaret akışlarında yaşanan aksaklıklar ve enerji maliyetlerindeki artış, metal piyasalarını doğrudan etkileyen temel faktörler arasında öne çıkıyor.

Hürmüz boğazı belirsizliği fiyatları yukarı taşıdı

Küresel enerji ve hammadde taşımacılığının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda devam eden belirsizlik, metal piyasalarında risk primini artırdı. Boğazın yeniden açılmasına yönelik beklentilerin zayıflaması: 

  • Tedarik zincirlerinde aksama riskini artırdı
  • Fiziksel arz endişelerini güçlendirdi
  • Fiyatlarda yukarı yönlü hareketi tetikledi

Bu gelişmeler, özellikle enerji yoğun üretim süreçlerine sahip metallerde daha belirgin hissedildi.

Körfez’de üretim düşüşü alüminyumu destekledi

Alüminyum piyasasında arz taraflı baskılar öne çıkıyor. Son dönemde ton başına 3.700 dolar seviyesine kadar yükselerek son 4 yılın zirvesini gören alüminyum, kısa süreli geri çekilmenin ardından yeniden toparlandı. Uluslararası Alüminyum Enstitüsü verilerine göre Körfez bölgesinde:

  • Aylık üretim %6 geriledi
  • Yıllık üretim %5,5 düştü

Bu daralma, piyasada arz sıkışıklığına ilişkin endişeleri artırarak fiyatları yukarı yönlü destekledi.

Çin talebi piyasayı yeniden şekillendiriyor

Küresel metal piyasalarında Çin’in rolü belirleyici olmaya devam ediyor. 

Çin’de:

  • Alümina ithalatı aylık bazda %87 artarak 340 bin tona ulaştı
  • Hammadde maliyetlerindeki düşüş üreticilerin kârlılığını artırdı

Ayrıca Çin’in, normalde Körfez’e yönelmesi beklenen bazı sevkiyatları kendi pazarına çekmesi, küresel arz dağılımında yeni bir denge oluşturdu.

Bakır üretiminde rekor seviyeler görüldü

Bakır piyasasında ise arz tarafında farklı bir dinamik dikkat çekiyor. Çin’de rafine bakır üretimi mart ayında 1,33 milyon tona ulaşarak tarihi zirveye çıktı. Ancak bu artışa rağmen:

  • İzabe ve rafinaj ücretlerinin negatif seviyede kalması
  • Maliyet baskısının devam etmesi

sektördeki yapısal sorunların sürdüğüne işaret ediyor.

İhracat kısıtlamaları yeni risk oluşturuyor

Çin’in sülfürik asit ihracatına getirdiği kısıtlamalar, küresel metal piyasasında yeni bir arz sorunu yaratma potansiyeli taşıyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 4,5 milyon tonluk net ihracat gerçekleştiren Çin’in bu adımı:

  • Küresel arzı daraltabilir
  • Üretici maliyetlerini artırabilir
  • Fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskıyı güçlendirebilir

Bu gelişme, özellikle bakır piyasasında yakından takip ediliyor.

Jeopolitik riskler fiyatlamada belirleyici

Uzmanlara göre mevcut tabloda metal fiyatlarını belirleyen ana unsur jeopolitik riskler olmaya devam ediyor.

  • Körfez’deki üretim düşüşü
  • Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik
  • Çin’in talep ve arz üzerindeki etkisi

birlikte değerlendirildiğinde, piyasalarda yukarı yönlü risklerin ağır bastığı görülüyor.

yüksek fiyat, dalgalı seyir

Metal piyasalarında kısa vadeli görünüm şu şekilde özetleniyor:

  • Arz tarafında sıkışıklık sürüyor
  • Talep özellikle Çin kaynaklı güçlü kalıyor
  • Jeopolitik riskler fiyatları destekliyor

Bu çerçevede alüminyum ve bakır fiyatlarının kısa vadede dalgalı ancak yüksek seviyelerde seyretmesi bekleniyor.

İLGİLİ HABERLER