Fatih Karahan, küresel savaş ortamının enflasyon üzerindeki etkilerinin belirginleştiğini ancak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın dezenflasyon hedefinden geri adım atmayacağını söyledi. Karahan, özellikle enerji fiyatlarındaki yükselişin hem fiyatlar genel seviyesi hem de cari denge üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı. Central Bank of the Republic of Türkiye Başkanı Karahan, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen Katılım Finans Zirvesi’nde yaptığı konuşmada para politikasına ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.
“Fiyat istikrarı temel önceliğimiz”
Karahan, Merkez Bankası’nın temel önceliğinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu belirterek, nisan ayı enflasyon verilerinde savaşın etkilerinin net şekilde hissedildiğini ifade etti. Enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon görünümünü zorlaştırdığını söyleyen Karahan, buna rağmen dezenflasyon sürecinin devam ettiğini kaydetti. Karahan, enflasyonun halen yüksek seviyelerde seyrettiğini ancak orta vadeli görünümün bozulmasına izin vermeyeceklerini söyledi.
Enerji fiyatları baskıyı artırdı
Küresel enerji piyasalarında yaşanan sert yükselişin Türkiye ekonomisi üzerinde doğrudan etkiler yarattığını belirten Karahan, özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki hareketliliğin cari dengeyi baskıladığını ifade etti. Enerji maliyetlerindeki artışın dış ticaret dengesi üzerinde de yukarı yönlü risk oluşturduğunu dile getiren Karahan, jeopolitik gelişmelerin ekonomik görünüm açısından yakından takip edildiğini söyledi.
“Sıkı duruş sürecek” mesajı
Karahan, savaş ortamının dezenflasyon sürecini zorlaştırsa da Merkez Bankası’nın para politikasındaki kararlılığını değiştirmediğini vurguladı. Önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının alınırken enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin dikkatle değerlendirileceğini belirten Karahan, sıkı ve ihtiyatlı para politikası duruşunun devam edeceği mesajını verdi. Piyasalarda Karahan’ın açıklamaları, faiz politikasında sıkı çizginin korunacağı yönünde değerlendirildi.
Hizmet enflasyonunda yavaşlama vurgusu
Merkez Bankası Başkanı, uygulanan sıkı para politikası sayesinde özellikle hizmet grubunda daha ılımlı fiyat hareketleri görülmeye başlandığını ifade etti. Uzmanlar, hizmet enflasyonundaki yavaşlamanın para politikasının etkilerinin hissedilmeye başladığı alanlardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Karahan da enflasyonla mücadelede talep dengelenmesinin önemine vurgu yaptı.
Cari açık için dikkat çeken değerlendirme
Karahan, enerji fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerinde baskı oluşturduğunu belirtirken, altın ithalatındaki gerilemenin ise cari açığa olumlu katkı sunduğunu söyledi. Jeopolitik risklerin cari denge açısından yukarı yönlü baskıları artırdığını ifade eden Karahan, buna rağmen 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının tarihsel ortalamaların altında kalmasını beklediklerini açıkladı.
Makroihtiyati araç mesajı verdi
Karahan konuşmasında finansal istikrar politikalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Merkez Bankası’nın ters swap işlemlerini ihtiyaç halinde kullanılabilecek araçlar arasında tuttuğunu belirten Karahan, makroihtiyati araçların finansal sistemde giderek daha yaygın kullanıldığı bir döneme girildiğini söyledi. Ekonomi yönetiminin finansal istikrarı korumaya yönelik adımlarını sürdüreceği mesajı verildi.
Katılım finans sektörüne dikkat çekti
Karahan, konuşmasının bir bölümünde katılım finans sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Katılım finans sisteminin büyümeyi sürdürdüğünü belirten Karahan, sektörün finansal kapsayıcılığa ve sistemin derinleşmesine katkı sunduğunu ifade etti. Uzmanlar, katılım finansın Türkiye’nin alternatif finansman yapısında giderek daha önemli rol üstlendiğini belirtiyor.
Piyasalar TCMB mesajlarını yakından izliyor
Karahan’ın açıklamaları piyasalarda dikkatle takip edilirken, yatırımcılar özellikle enflasyon görünümü ve para politikası mesajlarına odaklandı. Ekonomi çevreleri, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve küresel jeopolitik risklerin önümüzdeki dönemde Merkez Bankası politikaları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.