EGİAD seminerinde elektrikli araç ekosistemi konuşuldu

EGİAD’ın seminerinde elektrikli araç ekosisteminin teknoloji, altyapı ve iş modellerine etkileri ele alındı. Konuşmalarda enerji yönetimi, filo dönüşümü, yatırım alanları ve şirketlerin değişen rekabet koşullarına uyumu öne çıktı.

EGİAD’ın “Elektrikli Araç Ekosistemi: Teknoloji, Altyapı ve Yeni İş Modelleri Semineri”nde elektrikli araçların iş dünyasına etkileri ele alındı. Etkinliğe EGİAD üyeleri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Seminerde enerji yönetimi, filo dönüşümü, yatırım alanları ve şirketlerin değişen rekabet koşullarına uyum sağlaması başlıkları değerlendirildi.

Elektrikli araçlar yeni ekonomik ekosistemin parçası

EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mert Hacıraifoğlu, açılış konuşmasında dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün birbirini tamamladığı yeni ekonomik düzende elektrikli araçların değişimin görünür örneklerinden biri olduğunu söyledi. Hacıraifoğlu, elektrikli araçların yalnızca yeni bir otomobil teknolojisi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Hacıraifoğlu’na göre elektrikli araçlarla birlikte enerji, yazılım, batarya, veri ve şarj altyapısını kapsayan geniş bir ekonomik ekosistem oluşuyor. Konuşmada, rekabetin yalnızca araç üretimiyle sınırlı kalmayacağı; dönüşümün farklı aşamalarında katma değer yaratmanın önem kazanacağı vurgulandı. EGİAD’ın üçüz dönüşüm vizyonuyla iş dünyasını geleceğin teknolojilerine ve değişen rekabet koşullarına hazırlamayı hedeflediği de aktarıldı.

Türkiye pazarı ve yatırım alanları

Seminerde paylaşılan verilere göre, Uluslararası Enerji Ajansı verileri 2025’te dünya genelinde 20 milyondan fazla elektrikli otomobil satıldığını ve satılan her dört yeni otomobilden birinin elektrikli olduğunu gösteriyor. Çin’de elektrikli araçların yeni otomobil satışlarındaki payının yaklaşık yüzde 55’e ulaştığı, ülkenin küresel elektrikli araç üretiminin yaklaşık dörtte üçünü gerçekleştirdiği ifade edildi.

Türkiye cephesinde ise TÜİK verilerine göre 2026’nın ilk dokuz ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 18,6’sının tamamen elektrikli olduğu belirtildi. Hacıraifoğlu, elektrikli araçların yeni binek otomobil satışlarındaki payının 2021’de yüzde 1’in altındayken 2025’te yüzde 22’ye yükseldiğini söyledi. Bu gelişmeyle Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin dördüncü büyük elektrikli araç pazarı konumuna geldiğini kaydetti.

Hacıraifoğlu, Türkiye’nin üretim ve ihracat altyapısının elektrikli araç ekosisteminde fırsatlar sunduğunu, asıl meselenin dönüşümün yalnızca kullanıcısı olmak değil bu alanda söz sahibi olmak olduğunu dile getirdi. Batarya teknolojileri, enerji depolama sistemleri, şarj altyapısı, akıllı şebekeler, filo yönetimi ve yazılım çözümlerinin şirketler için yeni yatırım ve girişim alanları oluşturduğu ifade edildi.

Şarj altyapısı ve enerji yönetimi

Seminerin devamında Aydem Enerji Perakende Grubu Satış Direktörü Sarper Saraçoğlu ile Aydem Plus Proje ve Operasyon Müdürü Ahmet Say, elektrikli araç ekosistemindeki gelişmeler, şarj teknolojileri ve enerji altyapısındaki dönüşüm hakkında değerlendirmelerde bulundu. Elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasıyla enerji sektöründe ortaya çıkan ihtiyaçlar ve teknolojik gelişmeler konuşuldu.

Toplantıda şarj altyapısının gelişimi, şarj çözümleri, enerji maliyetlerinin yönetimi ve işletmelerin elektrikli araçlara geçiş süreçleri ele alındı. Elektrikli mobilitenin yalnızca elektrik tüketimiyle sınırlı olmadığı; altyapı yatırımlarından operasyonel süreçlere uzanan yeni bir değer zinciri oluşturduğu belirtildi. Dönüşümün şirketlere operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik, maliyet yönetimi ve yeni ticari fırsatlar açısından sunduğu potansiyel de gündemde yer aldı.

Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.

Temsili illüstrasyon

Kaynak: Yeni Bakış.

İLGİLİ HABERLER