Karadeniz Bölgesi'nde milyonlarca kişinin geçim kaynağı olan yaş çay üretiminde bu yıl da kota ve kontenjan tartışmaları gündemin ilk sıralarında yer alıyor. ÇAYKUR'un uyguladığı alım kotaları nedeniyle ürünlerini zamanında teslim edemeyen üreticiler, yaş çaylarını devletin açıkladığı fiyatın altında özel sektöre satmak zorunda kaldıklarını belirterek yaşadıkları mağduriyete dikkat çekiyor.
Mayıs ayında başlayan birinci sürgün yaş çay hasadıyla birlikte alım merkezlerinde yoğunluk yaşanırken, üreticiler kapasite yetersizliği gerekçesiyle uygulanan kontenjan sisteminin hem gelirlerini azalttığını hem de üretim planlamasını olumsuz etkilediğini ifade ediyor.
Üreticiler düşük fiyat nedeniyle gelir kaybı yaşıyor
ÇAYKUR'un belirlediği kota ve kontenjan sınırları nedeniyle topladıkları yaş çayın tamamını kuruma teslim edemediklerini belirten üreticiler, alternatif olarak özel sektör fabrikalarına yönelmek zorunda kalıyor.
Ancak üreticilere göre özel sektör firmaları, oluşan arz fazlasını fırsata çevirerek yaş çayı devlet tarafından açıklanan alım fiyatının oldukça altında satın alıyor. Bu durum da üreticilerin gelirlerinde önemli kayıplara yol açıyor.
Çay üreticileri, özellikle hasat döneminde çayın bekletilememesi nedeniyle ürünlerini düşük fiyatlardan satmak zorunda kaldıklarını dile getiriyor.
Kontenjan uygulaması üretimi de etkiliyor
Bölgedeki üreticiler, yaş çayın belirli bir olgunluğa ulaştığında zaman kaybetmeden hasat edilmesi gerektiğini belirterek kontenjan uygulamasının tarımsal verimlilik üzerinde de olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunuyor.
Üreticilere göre günlük veya haftalık alım sınırları nedeniyle çayın zamanında toplanamaması, sonraki sürgün dönemlerinin verimini de etkileyebiliyor. Bu nedenle kontenjan uygulamasının yalnızca ekonomik değil, tarımsal açıdan da sorun oluşturduğu ifade ediliyor.
Özel sektörün fiyat politikası eleştiriliyor
Üreticilerin en büyük şikâyetlerinden biri de özel sektörün uyguladığı fiyat politikası. ÇAYKUR'un piyasada güçlü alım yaptığı dönemlerde özel sektörün de benzer fiyat seviyelerinde alım gerçekleştirdiğini belirten üreticiler, devlet alımlarında yaşanan aksaklıkların ardından fiyatların hızla düştüğünü ifade ediyor.
Bazı üreticiler, düşük fiyatın yanı sıra ödemelerin aylar sonrasına bırakılmasının da finansal açıdan ciddi sorunlar yarattığını dile getiriyor.
Kapasite yetersizliği tartışılıyor
Bölgede yaşanan sorunların merkezinde ÇAYKUR'un işleme kapasitesi de bulunuyor. Üreticiler, yıllar içerisinde çay üretim alanlarının ve üretim miktarının arttığını ancak buna paralel olarak işleme kapasitesinin yeterince geliştirilmediğini savunuyor.
Özellikle ruhsatlandırılan yeni çaylık alanlarla birlikte üretim miktarının yükseldiğine dikkat çeken üreticiler, mevcut fabrikaların bu yoğunluğu karşılamakta zorlandığını belirtiyor.
Bu nedenle yeni fabrika yatırımlarının yapılması ve mevcut tesislerin kapasitesinin artırılması talepleri gündeme geliyor.
205 bin üretici süreci yakından takip ediyor
Türkiye'nin çay üretim merkezi konumundaki Doğu Karadeniz'de yaklaşık 205 bin üretici geçimini yaş çaydan sağlıyor. Bölge ekonomisinin temel unsurlarından biri olan çay sektöründe yaşanan gelişmeler, yalnızca üreticileri değil yerel ekonomiyi de doğrudan etkiliyor.
Sektör temsilcileri, üreticilerin mağduriyet yaşamaması için alım süreçlerinin daha etkin planlanması, kapasite sorunlarının giderilmesi ve piyasa dengesinin korunmasına yönelik adımlar atılması gerektiğini belirtiyor.