Fed'in para politikasına ilişkin sertleşen mesajları ve faiz artışlarının beklenenden daha uzun süre gündemde kalacağına yönelik beklentiler, küresel altın piyasasında dengeleri değiştirdi. Son aylarda rekor seviyelere ulaşan altın fiyatları, yatırımcıların güvenli liman talebiyle desteklenirken, merkez bankalarının ve uluslararası finans kuruluşlarının yeni tahminleri daha temkinli bir tabloya işaret ediyor. Özellikle Fed'in şahin duruşunu koruması, altının kısa vadeli yükseliş potansiyelini sınırlarken, bankalar peş peşe fiyat hedeflerini güncelledi.
Yılın ilk aylarında altın için oldukça iyimser beklentiler açıklayan uluslararası yatırım bankaları, son dönemde yaşanan fiyat hareketleri ve değişen para politikası görünümü nedeniyle tahminlerinde revizyona gitti. Faiz oranlarının yüksek kalması, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltırken, yatırımcıların bir kısmının yeniden tahvil ve dolar varlıklarına yönelmesine neden oldu.
Bankalar tahminlerini yeniden şekillendirdi
Daha önce ons altının 6 bin dolara kadar yükselebileceğini öngören Bank of America, son değerlendirmesinde bu hedefin kısa vadede ulaşılabilir görünmediğini belirtti. Banka, ABD ekonomisindeki yüksek bütçe açıkları ve kalıcı enflasyon baskılarının uzun vadede altını desteklemeyi sürdüreceğini vurgulasa da, Fed'in sıkı para politikası nedeniyle kısa vadede temkinli olunması gerektiğine dikkat çekti.
Benzer şekilde Deutsche Bank da altın fiyatlarına ilişkin beklentilerini aşağı yönlü güncelledi. Banka, üçüncü çeyrekte ons altının 4 bin 300 dolar, yılın son çeyreğinde ise 4 bin 800 dolar seviyelerinde dengelenebileceğini öngörüyor.
Standard Chartered ise daha uzun vadeli perspektifte iyimserliğini koruyan kurumlar arasında yer aldı. Banka, küresel ekonomik belirsizliklerin devam etmesi halinde ons altının 2027 yılı ortalarında 5 bin 100 dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor.
Goldman Sachs ve Morgan Stanley'den temkinli yaklaşım
Altın piyasasını yakından takip eden Goldman Sachs da yıl sonu tahminini aşağı çekti. Banka, daha önceki öngörülerine kıyasla 500 dolarlık bir revizyon yaparak yıl sonunda ons altının 4 bin 900 dolar seviyesinde olacağını tahmin etti.
Morgan Stanley ise altın için uzun vadede olumlu görüşünü korumakla birlikte, Fed'in faiz politikasındaki sert duruş nedeniyle daha önce telaffuz edilen 5 bin 200 dolarlık hedefe ulaşmanın zorlaştığını belirtti.
Merkez bankalarının alımları destek olmaya devam ediyor
Uzmanlara göre altın fiyatlarında kısa vadede baskı oluşturan en önemli unsur yüksek faiz beklentileri olsa da, merkez bankalarının güçlü alımları piyasaya destek vermeyi sürdürüyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin rezerv çeşitlendirme politikaları kapsamında altın alımlarını artırması, fiyatlarda sert düşüşlerin önüne geçen temel faktörlerden biri olarak görülüyor.
Goldman Sachs'ın projeksiyonlarına göre dünya genelindeki merkez bankalarının 2026 sonuna kadar aylık ortalama 50 ton, 2027 yılında ise yaklaşık 40 ton altın alımı yapmayı sürdürmesi bekleniyor. Bu talebin, orta ve uzun vadede altın fiyatlarının yeniden yukarı yönlü hareket etmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Yatırımcıların odağında Fed var
Piyasa uzmanları, önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının yönü açısından Fed'in açıklayacağı ekonomik veriler ve faiz kararlarının belirleyici olacağını ifade ediyor. Enflasyonda kalıcı bir düşüş görülmediği sürece faizlerin yüksek seviyelerde kalabileceği beklentisi altın üzerinde baskı yaratırken, jeopolitik riskler ve merkez bankası talebi ise fiyatlara destek vermeye devam ediyor.