Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler için yılın son çeyrek bilanço dönemi başlarken, piyasanın odağında bankacılık sektörü yer alıyor. Bankalarda bilanço sezonu 2 Şubat’ta Akbank’ın finansal sonuçlarını açıklamasıyla başlayacak. Aracı kurumların yayımladığı beklenti raporları, bankacılık sektörünün 2025 yılını güçlü bir performansla kapatacağına işaret ediyor. Tahminlere göre sektör genelinde net kâr artışının yıllık bazda yüzde 38 ile yüzde 43 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Çeyreksel bazda ise daha sınırlı bir artış öngörülürken, kamu bankalarının kârlılık artışında özel bankalara kıyasla daha güçlü bir performans sergilemesi bekleniyor.
Kamu bankaları öne çıkıyor
Deniz Yatırım tarafından hazırlanan analizde, araştırma kapsamındaki bankaların toplam net kârının son çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 6, yıllık bazda ise yaklaşık yüzde 40 artacağı tahmin edildi. Raporda, kamu bankalarının son çeyrekteki kâr artışının özel bankalara kıyasla daha belirgin olacağına dikkat çekildi.
Deniz Yatırım, sektör genelinde özsermaye kârlılığının yüzde 21,4 seviyesinde yatay kalmasını, ancak geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 2,5 puan artış göstermesini bekliyor. TL kredi büyümesinin çeyreksel bazda yüzde 11’e yaklaşırken, yabancı para kredilerde artış hızının yüzde 2,7 seviyesine gerilediği hesaplanıyor. Analizde kredi büyümesinin bireysel krediler ağırlıklı gerçekleştiği, KOBİ kredilerinde ise ivme kaybı yaşandığı vurgulanıyor.
Net faiz marjında iyileşme beklentisi
Ziraat Yatırım, azalan fonlama maliyetlerinin etkisiyle yılın son çeyreğinde net faiz marjlarında genişleme bekliyor. Kurumun analizinde, TÜFE’ye endeksli tahvillerden elde edilen gelirlerin özellikle VakıfBank’ta belirgin artış gösterebileceği ifade edildi.
Ziraat Yatırım, net ücret ve komisyon gelirlerinde genel olarak büyümenin yavaşlayacağını öngörürken, Halkbank ve Garanti Bankası’nın bu alanda görece daha iyi performans sergileyebileceğini belirtti. Analize göre, artan swap maliyetleri nedeniyle takip edilen tüm bankaların ticari zarar yazması bekleniyor. Kurum, 2025’in dördüncü çeyreğinde bankaların toplam net kârının bir önceki çeyreğe göre yüzde 3,9 artarak yaklaşık 97,5 milyar TL’ye ulaşacağını tahmin ediyor. Bu rakam, yıllık bazda yüzde 41’in üzerinde artış anlamına geliyor.
Özel bankalarda daha güçlü çeyreklik artış beklentisi
Yapı Kredi Yatırım, takip ettiği bankaların net kârında çeyreksel bazda yüzde 18, yıllık bazda ise yüzde 43 artış öngörüyor. Analizde, TL kredi-mevduat makasındaki iyileşme ve TÜFE’ye endeksli tahvillerin katkısıyla net faiz marjında yaklaşık 50 baz puanlık bir toparlanma beklendiği ifade ediliyor. Buna karşın, artan swap maliyetleri ve zayıflayan ticari kazançlar nedeniyle ticari ve kur kalemlerinde düşüş yaşanabileceği belirtiliyor. Ayrıca, takibe düşen kredi tutarındaki artışın kredi karşılıklarını yukarı çekerek kârlılık üzerinde baskı yaratabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Vergi baskısı ve gider artışları gündemde
Şeker Yatırım ise son çeyrekte çeyreksel bazda yüzde 3,2, yıllık bazda yüzde 38 kâr artışı bekliyor. Kurumun analizinde, vergi karşılıklarındaki artışın bu dönemde kârlılığı baskılayan temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çekiliyor. Şeker Yatırım’a göre net faiz marjındaki iyileşme sürerken, komisyon gelirleri yatay-pozitif bir seyir izliyor. Buna karşın personel giderlerindeki artışın faaliyet giderlerini yukarı çektiği belirtiliyor. Kurum, çeyreksel bazda en güçlü kâr artışını VakıfBank’ta beklerken, Akbank ve İş Bankası’nın da öne çıkan bankalar arasında yer alacağını öngörüyor.
Genel görünüm olumlu
Aracı kurumların ortak değerlendirmesi, bankacılık sektörünün yılın son çeyreğinde kârlılığını koruduğu ve yıllık bazda güçlü bir büyüme performansı sergilediği yönünde. Net faiz marjlarındaki toparlanma, kamu bankalarının görece güçlü bilanço görünümü ve kredi hacmindeki artış, sektörün temel destekleyici unsurları olarak öne çıkıyor. Buna karşın swap maliyetleri, vergi karşılıkları ve artan gider kalemleri, kârlılık üzerinde risk unsuru olmaya devam ediyor.