Küresel ekonomide artan jeopolitik risklerin etkileri Türkiye ekonomisine de yansımaya devam ederken, Mehmet Şimşek kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon beklentilerinde sınırlı bir bozulma olduğunu belirten Şimşek, buna rağmen ekonomi yönetiminin tüm senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.
“Enflasyon beklentilerinde sınırlı bozulma var”
Bloomberg HT–Habertürk ortak yayınında konuşan Şimşek, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde etkili olduğunu ancak sürecin kontrollü şekilde yönetildiğini ifade etti. Şimşek, yıl sonu enflasyon beklentilerine ilişkin olarak, “Dünyada olanlardan bağımsız değiliz ancak şokları yönetmekte iyiyiz. Yıl sonu için enflasyon beklentilerinde bir miktar bozulma görüyoruz” dedi.
Savaşın etkisi: “En büyük arz şoklarından biri”
İran merkezli savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şimşek, yaşanan gelişmeleri İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük arz şoklarından biri olarak nitelendirdi. Tedarik zincirlerinin normale dönmesinin zaman alacağını belirten Şimşek, enerji ve hammadde fiyatlarındaki artışın küresel enflasyonu tetiklediğini söyledi. Bu sürecin uzaması halinde:
- Küresel resesyon
- Stagflasyon
risklerinin gündeme gelebileceğine işaret etti.
Türkiye’nin performansı öne çıktı
Şimşek, Türkiye’nin savaş sürecinde gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha iyi bir performans sergilediğini belirtti. Petrol ithalatçısı bir ülke olunmasına ve bölgeye yakınlığa rağmen, finansal sistemin hızlı refleks verdiğini ifade eden Şimşek, savaşın hemen ardından Finansal İstikrar Kurulu’nun toplandığını ve gerekli adımların atıldığını vurguladı.
“Tüm senaryolara hazırız” mesajı
Ekonomi yönetiminin farklı senaryolar üzerinden hareket ettiğini belirten Şimşek, piyasalarda oluşabilecek risklere karşı kapsamlı bir politika seti bulunduğunu söyledi.
- Borsa İstanbul’da düzenleyici önlemler
- SPK ve Merkez Bankası müdahaleleri
- Gerekirse ek araçların devreye alınması
gibi adımların hazır olduğunu belirten Şimşek, “Senaryolara göre çekmecemizde tedbirlerimiz hazır” ifadelerini kullandı.
Rezervler güçlü, risklere karşı tampon oluşturuyor
Türkiye’nin rezerv pozisyonuna da değinen Şimşek, mevcut seviyenin güçlü olduğunu belirtti.
- Toplam rezerv: yaklaşık 162 milyar dolar
- Net rezervlerde de pozitif görünüm
Bu durumun, olası dış şoklara karşı önemli bir güven unsuru oluşturduğu ifade edildi.
Enerji fiyatları ve cari denge baskısı
Petrol fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şimşek, mevcut senaryoda petrolün 80 dolar seviyesine çıktığını belirtti. Başlangıç senaryosunun 65 dolar olduğunu hatırlatan Şimşek, oluşan farkın etkilerinin ilerleyen dönemde yeniden değerlendirileceğini ifade etti.
“Hayat pahalılığıyla mücadele önceliğimiz”
Ekonomi programının temel önceliğinin hayat pahalılığıyla mücadele olduğunu vurgulayan Şimşek, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Maliyet artışlarını sınırlamak için aktif politikalar uygulandığını ifade eden Şimşek, piyasalarda fırsatçı fiyatlamalara karşı da denetimlerin sürdüğünü dile getirdi.
Reel sektör ve ihracata destek sürecek
Sanayi ve ihracat tarafında yapısal dönüşümün önemine dikkat çeken Şimşek:
- Emek yoğun sektörlere finansman kolaylığı sağlandığını
- Enerji maliyetlerinde destek verildiğini
- Katma değerli üretimin teşvik edildiğini
vurguladı. Ayrıca ihracat performansında kurdan ziyade dış talebin daha belirleyici olduğunu belirtti.
Vergi politikası ve yatırım mesajı
Şimşek, vergi politikalarına ilişkin de net mesajlar verdi:
- Stopaj oranlarında değişiklik gündemde değil
- Vergi affı planlanmıyor
- Gelir üzerinden adil vergilendirme sürecek
Öte yandan İstanbul Finans Merkezi kapsamında yeni teşviklerin gündemde olduğu ve yurt dışı yatırımların Türkiye’ye çekilmesi için çalışmaların sürdüğü ifade edildi.
Temkinli iyimserlik
Şimşek’in açıklamaları, küresel risklere rağmen Türkiye ekonomisinde kontrollü ve temkinli bir iyimserliğin korunduğunu gösteriyor. Enflasyon beklentilerindeki sınırlı bozulmaya rağmen, güçlü rezervler ve esnek politika seti dikkat çekiyor.