ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile iki haftalık ateşkes sağlandığını ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açıldığını duyurması, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesi, kripto para piyasasında hızlı bir yükselişi beraberinde getirdi.
Bitcoin üç haftanın zirvesine çıktı
Piyasalardaki iyimser havanın etkisiyle Bitcoin yaklaşık yüzde 5 değer kazanarak 72 bin 100 dolar seviyesine yükseldi. Böylece lider kripto para birimi son üç haftanın en yüksek seviyesini test etti. Güncel işlemlerde Bitcoin’in 71 bin dolar bandında dengelendiği görülüyor.
Altcoinlerde de güçlü hareket
Bitcoin’deki yükselişe paralel olarak altcoin piyasasında da alımlar hız kazandı. Ethereum yüzde 5,75 artışla 2.236 dolar seviyesine yükselirken, piyasanın önde gelen varlıklarından Solana da 84 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Bu tablo, risk iştahındaki artışın geniş tabanlı bir yükseliş yarattığını ortaya koydu.
Risk iştahı yeniden devrede
Orta Doğu’daki gerilimin geçici olarak azalması, yatırımcıların güvenli limanlardan çıkarak daha yüksek getiri potansiyeli taşıyan varlıklara yönelmesine neden oldu. Kripto piyasasında görülen bu yükseliş, küresel risk algısındaki değişimin doğrudan bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlardan temkinli duruş uyarısı
Kısa vadede görülen yükselişe rağmen piyasa profesyonelleri temkinli olunması gerektiğini vurguluyor. Birçok analist, Bitcoin’in yeniden 60 bin dolar seviyelerini test edebileceği yönünde uyarılarda bulunurken, kalıcı ve güçlü bir boğa piyasasının ancak orta vadede oluşabileceğini ifade ediyor.
Kritik eşik 75 bin dolar
Mike McGlone, Bitcoin’in 75 bin dolar seviyesini kalıcı şekilde aşamaması halinde aşağı yönlü risklerin güçlenebileceğine dikkat çekti. McGlone’a göre bu seviyenin üzerinde tutunamayan bir fiyat yapısı, uzun vadede daha sert geri çekilmelerin önünü açabilir.
Piyasada dalgalı seyir beklentisi
Genel görünüm, kripto piyasasında kısa vadeli iyimserliğin öne çıktığını ancak belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Jeopolitik gelişmeler, küresel faiz politikaları ve yatırımcı davranışları, önümüzdeki dönemde fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.