ABD’de federal hükümetin kapanması, yalnızca kamu kurumlarının faaliyetlerini değil, aynı zamanda küresel piyasaların yakından izlediği Fed’in faiz politikalarını da etkileme potansiyeli taşıyor. Kritik ekonomik verilerin yayımlanamaması, Fed’in olası faiz indirimine dair takvimi ötelemesine yol açabilir. ABD’de federal hükümet, Kongre’nin yeni mali yıl için bütçe tasarısını onaylayamaması nedeniyle kapanma sürecine girdi. 2019’dan bu yana ilk kez yaşanan bu durum, milyonlarca kamu çalışanını etkilerken, yalnızca “temel hizmetler” yürütülmeye devam ediyor. Ordudan havaalanlarına, kamu hastanelerinden hapishanelere kadar kritik sektörlerde görevli personel çalışmayı sürdürürken, pek çok kamu çalışanı ücretsiz izne çıkarıldı.
Ekonomik Veriler Yayınlanamayacak
Kapanma sürecinde en kritik sorunlardan biri, ABD ekonomisine dair makroekonomik verilerin yayımlanamaması olacak. İstihdam, büyüme, enflasyon gibi göstergelerin açıklanamaması, Fed’in politika yapıcılarını da belirsizlikle karşı karşıya bırakıyor. İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, bu noktaya dikkat çekerek, “Ana kurumların ve devlet kurumlarının verileri açıklamaması, Fed’in olası faiz indirimi kararlarını ötelemesine neden olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Fed’in Kararları Gecikebilir
Fed’in para politikası adımları büyük ölçüde veriye dayalı ilerliyor. Kritik verilerin eksikliği, faiz indirimi beklentilerini ötelerken, piyasaların da daha fazla özel sektör kaynaklı verilere (ADP, ISM gibi) yönelmesine neden olacak. Manukyan, ABD Hazinesi’nin şu an güçlü bir nakit pozisyonuna sahip olduğunu hatırlatarak, “Asıl sorun bütçeden değil, verilerin yayımlanamamasından kaynaklanacak” ifadelerini kullandı. Hükümetin kapanma sürecinin uzun sürmemesi bekleniyor. Ancak kapanma uzarsa, Fed’in para politikası kararlarında şeffaflık kaybı yaşanabilir. Bu durum, küresel piyasalarda volatiliteyi artırabilir. Analistler, kısa vadede Fed’in faiz indirimi takviminde “bekle-gör” politikasına yönelmesini olası senaryo olarak değerlendiriyor.