GENAR Araştırma Şirketi’nin Nisan 2026 verileri, ekonomideki daralmanın toplum üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Araştırmaya göre daha önce sosyal yaşam ve kültürel harcamalarda görülen tasarruf eğilimi artık temel ihtiyaç alanlarına kaymaya başladı. Özellikle 65 yaş üstü vatandaşların önemli bir bölümünün gıda harcamalarında kısıntıya gitmesi dikkat çekti. Araştırma sonuçlarına göre 65 yaş üstü nüfusun yüzde 21,6’sı gıda harcamalarını azaltmak zorunda kaldığını belirtti. Ekonomik baskının özellikle sabit gelirli ve kırılgan gruplar üzerindeki etkisinin arttığı değerlendirilirken, toplum genelinde “bekle-gör” eğiliminin hakim olduğu ifade edildi.
Gıda harcamalarında dikkat çeken artış baskısı
Raporda, yüksek yaşam maliyetleri ve enflasyonun toplum üzerindeki etkilerine geniş yer verildi. Daha önce eğlence, sosyal yaşam ve kültürel faaliyetler gibi alanlarda görülen harcama kısıtlamalarının artık temel tüketim alanlarına kaydığına dikkat çekildi. Özellikle emekliler ve ileri yaş grubunda ekonomik baskının daha yoğun hissedildiği belirtilirken, 65 yaş üstü vatandaşların yaklaşık beşte birinin gıda harcamalarını kısmaya başladığı ortaya kondu. Uzmanlar, bu durumun ekonomik daralmanın sosyal maliyetini net şekilde gösterdiğini ifade ediyor.
Tasarruf yapamayanların oranı yüzde 58’i geçti
Araştırmada toplumun tasarruf eğilimlerine ilişkin veriler de yer aldı. Buna göre tasarruf yapamadığını belirtenlerin oranı yüzde 58,1 seviyesinde gerçekleşti. Tasarruf yapabilen kesimlerde ise altının en çok tercih edilen yatırım aracı olmaya devam ettiği görüldü. Raporda dövize yönelimde de yeniden hareketlenme yaşandığı belirtildi. Ekonomik belirsizlikler ve küresel gelişmelerin yatırım tercihlerinde etkili olduğu ifade edildi.
Ekonomi yönetimine güven sınırlı arttı
Araştırmada ekonomi yönetimine yönelik güven algısının da ölçüldüğü belirtildi. Mart 2026’da yıllık enflasyonun yüzde 30,9 seviyesine gerilemesine rağmen toplumdaki güven artışının sınırlı kaldığı ifade edildi. Nisan ayında ekonomi yönetimine duyulan güvenin 2,29 puan arttığı ancak genel tablonun “temkinli” bir görünüm sergilediği kaydedildi. Raporda jeopolitik riskler ve küresel belirsizliklerin toplumda “bekle-gör” stratejisini güçlendirdiği değerlendirmesine yer verildi.
Siyasi tablo da araştırmada yer aldı
GENAR’ın araştırmasında seçmen eğilimleri de analiz edildi. Katılımcılara yöneltilen “Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusunda AK Parti yüzde 35,3 ile ilk sırada yer aldı. CHP’nin oy oranı yüzde 30,3 olurken önceki aya göre düşüş yaşandığı belirtildi. DEM Parti yüzde 9,5 ile üçüncü sırada yer alırken MHP’nin oy oranı yüzde 8,7, İYİ Parti’nin ise yüzde 6 oldu. Araştırmaya göre beş siyasi parti seçim barajını aşmayı başardı. Ankette “Kriz dönemlerinde ülkeyi kim yönetsin?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 56,8’i Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yanıtını verdi. Raporda bölgesel gerilimlerin liderlik faktörünü ön plana çıkardığı ve bunun siyasi dengelere yansıdığı değerlendirmesi yapıldı.
Erken seçim beklentisi düşük kaldı
Araştırma sonuçlarında seçmenin siyasete ilgisinin yüksek olduğu ancak erken seçim beklentisinin düşük seviyede kaldığı da dikkat çekti. Toplumun ekonomik gelişmeleri yakından izlediği ancak siyasi belirsizlik yerine ekonomik istikrar beklentisinin ön planda olduğu ifade edildi. Ekonomistler, özellikle temel ihtiyaç harcamalarındaki daralmanın iç tüketim üzerinde de etkili olabileceğine dikkat çekiyor. Gıda harcamalarında yaşanan kısıtlamaların ekonomik sıkışmanın toplumun geniş kesimlerine yayıldığını gösterdiği belirtiliyor.