Ekonomi yazarı Abdurrahman Yıldırım, altın fiyatlarındaki düşüş sürerken ABD seçimlerinin ardından Amerika Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasında beklenmedik bir değişikliğe gidebileceği uyarısında bulundu. Yıldırım, Bloomberg HT’de yaptığı değerlendirmede altındaki gerilemenin yalnızca faiz ve dolar hareketleriyle açıklanamayacağını söyledi.
Altındaki düşüş faiz ve dolar hareketleriyle sınırlı görülmüyor
Yıldırım’a göre küresel piyasalarda teknoloji hisselerinden altına kadar birçok yatırım aracında satış baskısı yaşanıyor. ABD tahvil faizleri gerilerken değerli metallerde de düşüş görülmesini dikkat çekici bulan Yıldırım, dolar endeksinin 101–102 bandında dalgalanmasına rağmen altının değer kaybettiğini ifade etti.
Yıldırım, “Normalde altının düşmemesi gerekirdi ama düşüyor” sözleriyle tabloyu özetledi. Hazine faizlerinin yüzde 5’in altına inmesine rağmen altının zayıf seyretmesinin, piyasada daha geniş bir belirsizliğe işaret ettiğini savundu.
Değerlendirmesinde, yatırımcıların olası karışıklıklara karşı nakde dönmeyi tercih ediyor olabileceğini belirten Yıldırım, likidite ihtiyacının ve riskten kaçınma davranışının farklı varlıklarda satış baskısı yaratabileceğini söyledi. Bu çerçevede altındaki düşüşü, yalnızca değerli metal beklentileriyle değil, genel risk algısındaki değişimle birlikte okudu.
ABD seçimleri sonrası Fed için ters senaryo konuşuluyor
Yıldırım, ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlere ve seçim sonrası gelişmelere dikkat çekti. İran’la yeniden çatışma ihtimali ile petrol fiyatlarının seyrini de önemli belirsizlikler arasında sıraladı. Enerji fiyatlarının yüksek kalmasının enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürebileceğini söyledi.
Bu çerçevede, enflasyonun düşmemesi halinde Fed’in para politikasında yeniden sıkılaşmaya gidebileceği ihtimalini gündeme getirdi. Yıldırım, bunun kesin bir tahmin değil, yüksek enflasyonun sürmesi halinde ortaya çıkabilecek bir risk senaryosu olduğunu vurguladı.
“Enflasyon düşmeyecekse yani bu seçimi atlattıktan sonra Fed de faizleri artırabilir” diyen Yıldırım, faiz düşüşlerinin geçici olabileceğini belirtti. Ona göre altın yatırımcılarının bir kısmı da fiyatlamalarda bu ihtimali hesaba katıyor olabilir.
Teknoloji hisselerinde satış, tahvillere yönelim
Yıldırım, belirsizliğin yalnızca altınla sınırlı olmadığını, yapay zekâ şirketlerine yönelik beklentilerin de değiştiğini söyledi. Yapay zekâ sektöründeki yüksek sermaye harcamaları ve borçlanmanın sorgulanmaya başladığını, açıklanan bilançoların da yatırımcıların beklediği ölçüde olumlu sinyaller vermediğini ifade etti.
Özellikle yarı iletken şirketleri ve ABD’nin büyük teknoloji hisselerinde satışların yoğunlaştığını belirten Yıldırım, Nasdaq endeksinin bu süreçte öne çıktığını aktardı. Buna karşın yatırımcıların tamamen hisse senedi piyasasından çekilmediğini, bir kısmının diğer sektörlere ve ABD Hazine tahvillerine yöneldiğini söyledi.
Yıldırım, ABD tahvil faizlerindeki gerilemenin Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ekonomiler açısından olumlu olduğunu da belirtti ve küresel görünümü “Önemli bir kavşaktayız” sözleriyle değerlendirdi. Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.
Temsili illüstrasyon
Kaynak: Ekonomim.